Şehir Dokusu
Kamusal Mekanlar
Dini Mekanlar
Evler ve Eşyalar
Kent ve Deniz

Mekan ve İnsan

Şehir Dokusu

Alçak ahşap ya da kagir bahçeli evler vardı mahallelerde. Çocukların oyun oynadıkları boş arsalar bulunurdu binaların arasında. İstanbul’un çeşitli bostanlarında yetişen sebzeleri at arabalarıyla satan satıcılar geçerdi sokaklardan. Zaman içinde ahşap evler yandı. Yanan ahşap evler yerine kat karşılığı apartmanlar dikilmeye başladı. Göçle birlikte İstanbul’un çeşitli semtlerinde gecekondular çoğaldı.

1950’li yıllara kadar küçük caddeler kaldırmıştı İstanbul’un karayolu ulaşımını. 1950’den sonra Vatan Caddesi, Millet Caddesi gibi çok geniş caddeler yapıldı. Denizden ayırmak mümkün değil İstanbul’da ulaşımı. Boğazdaki küçük iskelelere uğrarmış vapurlar. 2000’li yıllara geldiğimizde açılan caddelere eklenen metrolar, hava alanları, deniz otobüsleri bile yetmez oldu İstanbul’u bir yakadan öbürüne ve hatta dünyaya taşımaya.

Boş arsalar üzerinde kurulan açık hava sinemalarına gidilirmiş akşamları. Şimdilerde o sinemalarda o boş arsalar da kalmadı. Neredeyse gökdelenler şehri oldu İstanbul.

Sahillerinden denize girilen bir şehirmiş İstanbul. Caddebostan Plajı, Salacak Plajı, Süreyya Plajı. Şimdi kiminden kazıklı yol geçiyor, kiminden tren.

 

Proje HakkındaGaleri  Arama  Benim İstanbul'umİstanbul DergisiSite Haritasıİletişim